19 Mayıs ve Atatürk

Ben bu yazıyı yazdığımda çoğu Atatürk’ün doğum yılını bile bilmiyordu,
Ben bu yazıyı yazdığımda çoğu Atatürk’ün ölüm tarihini  de bilmiyordu.
Ben bu yazıyı yazdığımda şimdi yakasında Atatürk rozetli dolaşan çoğu beni sözle linç ediyordu.
Ben bu yazıyı yazdığımda yıl 2003 idi… Bugün 19 Mayıs 2019 Pazar..

19 Mayıs duası: Atatürk’ü anlayacak kadar beyni, sevecek kadar yüreği olmayanları, milleti için yaptıklarını inkar eden nankörleri, sahte Atatürkçüleri, gizli ve açıktan Atatürk düşmanlarını iki cihanda da cezasız bırakma Allahım… Amin…
Atatürk’ü anma gençlik ve spor bayramınız kutlu olsun.

80 yıl önce, 80 yıl sonra…

( 19 Mayıs 2003)

Eserler vardır asırlar öncesinden günümüze kadar gelmiş dimdik ve ayakta. Örnek mi, alın size ‘Cumhuriyetimiz’…
İnsanlar vardır yıllar, asırlar önce yaşamış, fakat  yaptıkları işler, söyledikleri sözler, bıraktıkları izler daha dün gibi, bugün gibi değerinden bir zerre bile kaybetmediği halde günden güne değerlenen…

Örnek mi, işte size ‘Ulu Önder Kemal Atatürk…
Olaylar vardır, asırlardır tekrarlanan: ‘Biz bu filmi kaç kez görmüştük! ‘ dedirtecek türden. Örnek mi, geriye dönüp şöyle ’80 yıllık Cumhuriyet tarihi’ne bir göz atın… Seve seve, gözünü kırpmadan dedelerimizin, ninelerimizin kanları ile suladığı vatan toprağı uğruna ölüme gülerek gidenler. Buna rağmen her fırsatta yıkmak, parçalamak için fesat ve fitne yuvalarında şer üretenler… Her şeye rağmen vatan, bayrak, bağımsızlık, özgürlük uğruna göğüslerini siper edenlerin başarısı, mutluluğu ve tarih sayfalarına altın harflerle yazılan adları… Örnek mi, işte ‘Kubilay’…
Her seferinde şer üretenlerin hezimete uğraması, şer yuvalarının dağıtılması ve adlarının tarih sayfalarına birer kara leke olarak düşmesi…
Örnek mi, çok ama adlarını yazmaya bile gerek yok…

Şiirler vardır onlarca, yüzlerce yıl önce yazılmış, şairini ölümsüzleştiren.
Örnek mi, elbette örnek çok fakat özellikle ‘Neyzen Tevfik’…
Neden mi Neyzen Tevfik? Çünkü söz konusu 80 yıllık Cumhuriyetimiz, söz konusu Ulu Önder Atatürk… Söz konusu içeride ve dışarıda ‘Cumhuriyet ve Atatürk’ kelimelerini duymaktan bile rahatsız olanlar! Yine söz konusu Cumhuriyet, yine söz konusu Atatürk olmuş. Ney ustası, büyük nüktedan, hiciv şairi Neyzen Tevfik cevabını vermekte gecikmemiş… Hem de öyle bir cevap ki, Atatürk´e, Cumhuriyetimize dil uzatanların gelmişlerinin, geçmişlerinin hattâ geleceklerinin suratlarında tokat gibi patlayan bir cevap:

Ne ararsın Tanrı ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsın
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa neden türban sorarsın…

Rakı, şarap içiyorsam sana ne
Yoksa sana bir zararı, içerim
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim…

Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk´e dua et
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet…

İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk´e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz…

80 yıl önce olduğu gibi bugün de bir çoğumuzun duygularına, söylemek istediklerimize tercüman oluyorsa bu şiir, fazla söze gerek var mı?
Nice 80 yıllara hep birlikte, birlik, beraberlik içinde… Nice 80 yıllara… Kutlu olsun Neyzen gibi şairlere, kutlu olsun Cumhuriyetin faziletini bilenlere… Atatürk gibi bir önderimiz olduğu için gururla, başı dimdik gezenlere kutlu olsun… Kutlu olsun koruyan ve kollayanlara… Kutlu olsun Atatürk´ü anlayan ve onun çizdiği yoldan taviz vermeden yürüyenlere…
Kutlu olsun! ..

Not: Şiir aslında Mutlu Çelik’e aittir fakat ne hikmetse Neyzen Tevfik’e mal edilmiştir

 

Yavuz Nufel