Reis’e açık mektup

Saygıdeğer başkanım,nasılsınız iyi misiniz?

Başkanım, bu mektubu özellikle Avrupa’da size oy veren milyonlar adına yazıyorum.

Malumunuz, her sosyal medya hesabı olanın gazeteci geçindiği günümüzde “ Gazeteciyim” demeye dilim varmıyor, ama yine malumunuz olduğu üzere “biraz”  şairim.

Son bir aydır yoğun baskı altındayım, sen yaz biz sesimizi duyuramıyoruz,  bir de sen yaz, Reis duymasa da,  görmese de, okumasa da en azından  Hollanda Büyükelçimiz Şaban Dişli bey okur ve bir şekilde Reise iletir diyorlar.

Başkanım Avrupalı Türkler son zamanlarda oldukça tepkili, kırgın ve hayal kırıklığı yaşıyor!

Yaşadıkları ülkelerde büyük çoğunluğunun yaşam şartları, gelir seviyeleri ülke ortalamasının çok çok altında. Kısaca geçim sıkıntısı,  işsizlik  yüzde ellinin üstünde ve ay başını zor getirmekteler.

Avrupalı Türkleri size anlatmam boşa zaman kaybı. Çünkü  İstanbul Belediye Başkanılığınızın ardından başbakan  olduğunuz yıllarda geldiğiniz, gördüğünüz, dinlediğiniz  Avrupalı insanların  sorunları o yıllara  göre kat kat daha fazlalaştı.

O yüzdendir ki sizin ve AK Parti’nin  Avrupalı Türklere vaatleri akabinde uygulamalar çıkan kanunlar o sıkıntılardan  bir nebze kurtulmak için can simidi gibi geldi.

Size ve vatanımıza  gönül vermiş insanlardan gençler,  Dövizle askerliğin tekrar 5 bin 400  Avro’ya çıkmasını;

Aldığı yaşlılık veya işsizlik parası yetmediğinden Türkiye’den emeklilikle bir nebze nefes alacağına inanan 50 yaş üstü insanların emeklilik kanununda  kendileri adına menfi yapılan değişikliği;

Taile/ izine gelenlerin telefonlarını Türkiye’ye getirmek için ödedikleri ücretin önce 600 küsür, şimdi 1.500 TL’ye çıkartılmasını;

THY’nin  Türkiye izinlerinde dar gelirli ailelere indirimli bilet fiyatının uygulanmamasını, uygulansa bile hala çok yüksek bilet fiyatlarının olmasını anlamıyorlar ve şikayetçiler.

Elbette ülkeyi sevmenin bedeli maddiyatla ölçülmez,  fakat markete gittiğimizde yüreğimizdeki sevgi ekranda yazan miktarı ödemeye yetmiyor, dedi yaşlı bir amca…

Türkiye’de de oldukça sıkıntılar olduğunu görüyorum. Kurulduğu günden beri AK Parti için canını, malını çekinmeden ortya koyan fakat, son bir yıldır, küskün kırgın o kadar çok insan görüyorum ki…

Yine Avrupa’da “güya” Ak Partili olduğunu söyleyen, yazan ve kişisel intikam ,hırs ve kıskançlıktan ötürü önüne gelene “ Fötöcü” damgası vuran tipler türedi.

Ayrıca gerek Fetöcüler gerekse AK  Parti muhalifleri,  AK Partiye oy verenlere yaptığı psikolojik baskıyı ise iki kelime ile özetlersek “ Sizlere müstehak” diyorlar…

Sayın Başkanım,  biliyorum üslubum ne köşe yazısı ne de resmi bir mektup niteliğinde. Şairliğime ve HİÇ’liğime verin.

Saygılarımla arz ederim.

Yavuz Nufel